23 Ekim 2011 Pazar

Olmak Zorunda

Hep aynıdır aslında. Önce tetiklenirsin. Fotoğraf, koku, yazı, o ya da bu. Ne fark eder? Gerisi bir ritüel. Bir şarkı açarsın ardından, müziğin insan üzerindeki etkilerini test edersin. Ve olmazsa olmaz! Bir sigara yakar ve ilk dumanı sanki Tanrı’dan öç alırmışçasına çekersin içine. Bir sürede olsa şairsin, yazarsın artık. Terleyen avuç içinde parçalanacak bir kâğıt parçasına kelimelerin düşmeye başlamalı artık. Ne hissedersin? Hırs, öfke, aşk, tutku… Ve cazibesine dayanılamayan üç nokta… Bir, iki ve üç… Sahi sonsuza gitmek istesem? Cesaretin var mı ki buna?

Bugün sana karşı hiç olmadığım kadar dürüst olacağım ve ardı ardına sıralayacağım yalanlarımı.

Masumiyet. Anlamını senle kazanan bir yalan. Ya ben şeytanın tarafındaysam, ya hapsolmuşsa ruhum? Doğruyu söylemek için hep yalanlar söyleyeceğime yemin etmişsem ve bu yemin bile aslında tutamayacağımı bile bile bahsine girdiğim bir kayıpsa? Soru sormayı bırakırsam, cevap vermem de gerekmez hem. Peki ya sana hiç uçabildiğimden bahsetmiş miydim?

Gözlerinde korku var ve beni gördükçe dağlanıyor. Bir çerçevenin ardından baksam bile gözlerine, görmek mümkün. Benden yana değil korkun, farkındayım. Tereddüt ediyorsun, ya diyorsun, ya bu adam… Durduran ne seni? Ah bu sorunun cevabını bir bilebilseydim, belki o zaman kendimi sevmeyi başarabilirdim.

Sen hiç birini üzebilme ihtimalini kendine ihtimal edinip, tüm olumsuz ihtimalleri gerçek sayıp varsayımlara boğulmuş bir yabancı ile karşılaştın mı? Olurda bir gün karşına çıkarsa, Tanrı’ya isyan etme. Suç ne sende ne de Tanrı da. Olmaması gereken bir zamanda, olmaması gereken bir yerdeydi.

Sana yangın değil gönlüm. Ama her gece Tanrı’ya yakarışım, bizi bağlasın diye. Bir insan birini sevmezken, her gece Tanrı’ya o kişiye aşık olmak için neden yakarır? Delilik henüz icat edilmedi.

Bu ilişkide yanılmış olamam. Tanrı böyle öngördü, o vaat etti. Benim kaderim olmalısın. Başka yolu yok. 

1 yorum:

  1. Politikacılar gerçekleri örtmek için yalanları, Yazarlar gerçekleri göstermek için yalanları kullanırlar. İlk cümlesini atarak, sana lazım olan yerini alabilirsin bu sözden. Ve devamı, herşeyde bir neden, seni doğru veya yanlış yola götüren Tanrı değildir. O sadece sana fırsat sunar. Aynı fırsatı bir daha sunar, belki aynı hatayı tekrar yapma diye. Veya yaptığın hatayı düzelt diye. Sen bilirsin dostum, şoför sensin aslında...

    YanıtlaSil