4 Nisan 2011 Pazartesi

Bugün Ciddiyim

Yine o lanet şarkı kulaklarımda. Zannedersem bir alttaki gönderi de bahsetmiştim. Geçsin istiyorum artık etkisi. Onun da, bu şarkının da. Ben de neden diğerleri gibi Serdar Ortaç ve benzeri denyoları dinleyip mutlu olamıyorum? Hop bidi, cup bidi yapamıyorum?

Gece çok kötü geçti Şükran. Yataktan kalkana değin rüya ile ayıklık arasında gidip geldim. Çeşitli rüyalar gördüm. Bilinçaltımda hep aynı şeyler var. Ben gidip görüşsem ya şu ailecek konuşmadığımız aileyle. Yoksa sürekli kabuslarıma konu oluyorlar.

Ah Şükran ah. İçime oturdu biliyor musun? Bir anda. Hani görürüz ya adamlar kahkahalarla gülerken kulaklarına bir şeyler fısıldanır anında surat ifadeleri değişir. Dumura uğrarlar. Ahanda öyle oldu. Ama böylesi daha iyi oldu be Şükranım. Can çekiştirmeye ne gerek var? Yapamadığımı yaptı. Ben vazgeçtim, o son noktayı koydu. Ama elde değil Şükran. İçim bir cız etmedi değil. Bir anda soluğum kesildi, yutkunamadım, kulaklarımı ateş bastı. Allah belasını vermesin Şükran bu nasıl iş?

Bir yandan da iğrenmiştim o gün biliyor musun Şükran? Ben o kadar zaman nasıl bir insanı çekmişim, katlanmışım, dayanmışım dedim. Ben onun adına utandım her ne kadar onun umurunda olmasa bile. Anlamak zor. Ya da benim anlayışım zayıf. Bilemedim be Şükran. Şu an bir bildiğim varsa o da içimin hala cız ettiğidir. Ama iyi oldu iyi, boş ver. Sen de takma fazla kafaya.

Böyle olmasaydı ya güzelim. Sıksaydık ya biraz daha dişimizi. Biraz daha çaba gösterseydik ya? Sen de haklısın be güzelim, sen de haklısın. Olmayacak duaya amin demezsin bilirim. Deme be güzelim, deme. Hoşçakal o vakit. Ama dilerdim ki eskisi gibi olma. Anılarımı kirletme. Olmasaydın be hemen eskisi gibi. Geçmiş günleri olduğu gibi hatırlamama fırsat verseydin ya biraz. Neyse be güzelim. Canın sağ olsun. Hoşçakal yeniden...

Sana da hoşçakal Şükranım. Merak etme be. Senin ile yine görüşeceğiz. Gece çalarım bakarsın kapını. Hadi bakalım. İyi akşamların olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder