1 Mart 2011 Salı

Her Akşam Ya Neyşınıl Ya Diskovıriy, Ha Bir De Animal Planet

Ben böyle bir belgesel açlığı görmedim. Oha meğerse aile olarak ne kadarda meraklı imişiz hayvanların aile yaşantısına falan. Bunun farkında olsam harçlıklarımı biriktirip daha önceden ben alırdım uydu muydu.

Artizlik olsun diye yapmadık nan. Neyşınıl ile diskoviriyi bir türlü ezberden yazamıyorum. Çok zor yiğidim. Bak deniyorum. Nationel gibi bir şey olması lazım ama bugüne değin hiç bir denememde muvaffak olamadım. Ardından gelen kelimeye hiç değinmeyeceğim zira okunuşunu bile yazamıyorum. Animal Planet kolay ama. Missler gibi. Sırf bu yüzden takipçisiyim. En azından ismini söyleyebiliyorum.

Geçenlerde paraya kıydık D-Smart aldık. Onden evvel facia gibi bir televizyon yaşantımız vardı. Televizyon kooparatiften kalma çatı antenine bağlıydı. Türlü atraksiyonlar ile izleyebiliyorduk ancak. Efenim anten yerine bıçak, makas vb. delici aletler sokmak. Evde revaçta olan bir dizi izlenirken aile fertlerinden birinin belirli bir noktada kıpırdamadan durması(o orada durunca çekiyor sadece, yeminnen) Ve minimum abukluklar.

Velhasıl aldık bu dijital olayı. İçinde gırla kanal var. Filmler, müzikler, diziler bişeyler bişeyler. Belgesel kanalı da koymuşlar sağ olsun. Ve de yine sağ olsunlar ki onlar benim bu bahsettiğim ailecek belgesel açlığımızı fark ettirdiler. Bu dalgasmart bağlandığından beri evde ya diskovıriy ya da animal planet açık. Öyle bir dikkatle bakılıyor ki ekrana, sanki Evren ikinci kez darbe yapmış onu açıklıyor TRT'de. Ama ekrana bir bakıyorum leopar yavruları. Ah siz koca bir çılgınsınız belgesel kanalları. Bir de hayvanlara isim falan takıyorlar ya, bayılıyorum.

- Ve küçük Kristofır'ın annesinden ayrılıp, vahşi yaşamla tanışma zamanı geldi.

Ay canım benim ya. Küçük Kristoferrr. Günde 5 kilo et yemeden doyamayan küçük Kristofırım benim.

Bak geçen böyle geceye doğru bir saatte yarım saat aval aval ekrana kitlendik abim ile. Yılanların çiftleşmesini izliyoruz. İkimizin de suratında oluşan 'nası yani, nasıl olacak ki şimdi o?' ifadesini kelimeler ile anlatmak mümkün değil. Bir ara abim zar zor başını ekrandan bana doğru çevirerek şu soruyu sordu;

-Nasıl oluyor ki? Nereden şey yapıyor bunlar? (O arada hayvanlar birbirine sürtünüyor ve anlatıcı iş bitti diyor. Akabinde abim;) Şimdi bunlar böyle yapınca oldu mu bu iş?

Adamı yadırgamayın. Nereden bilsin? Zira ben de tüm entelllğime, tüm eşsiz bilgi birikimime, tüm mükemmelliğime rağmen anlam veremedim bu işe. Hala ortamda bir çiftleşme lafı geçince, gözüm bir penis ve vajina arıyor. Öyle şartlamışız aga kendimizi. Karıncaların cinsel yaşamı desen yine tüm öküzlüğümüz ile aynı şeyleri bekleyeceğiz. Muhtemelen o zaman da ben yanımda bir arkadaşım falan olursa şöyle diyeceğim ona;

-Nası çakacak lan şimdi bu karınca dişiye?

Pardon, pardon. Lûgatımı maruz görün. Çok kibarımdır normalde ben. Hep arkadaş çevrem bozdu beni. Neyse konu dağılmasın canlarım.

Öyle işte. Her evin ihtiyacı bir belgesel kanalı. Yoksa hemen açtırın bir kanal. Öptüm canlarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder