12 Şubat 2011 Cumartesi

Ve tüm kadınlar gitti / Bir Kadın

3 şarkı, 3 kadın ve bu kadınlara yazılmış bir şiir. İz bırakanlar unutulur ama hep hatırlanır.

İlk kadın: Ah belam. Paçamı bir türlü kurtaramadığım kadın. Birbirimize olgunluk gömleğini giydirdiğimiz günleri hatırladım. Çıplaklığımızı örtmeyi bir türlü başaramayan o gömleği. Sen de hatırlarsın; beyaz ve manşetleri hep gri olan o gömlek. Ütüsünü birlikte bozduğumuz. İtiraf etmeliyim ki birbirimiz için dilediğimiz ve her defasında son sözler olacağını zannettiğimiz o cümlenin 'zarf tümleci' şu anda yüzümde belirmiş durumda. Seni yüzümde tatlı bir tebessüm ile anıyorum. Seni sayfalar ile anlatmak da mümkün, tek bir cümle ile özetlemek de aslında. Her şeyin ile ilkimdin desem mesela şuracıkta biterdi satırlar. Ama sen de bilirsin ki uzattıkça uzatırım her şeyi. Sonuca vardıramamak en büyük dolambacım sanırım. Kötüleri sildim. Sadece iyiler arda kalan o günlerden. Sana demiştim ya hani 'Tanrı benden alsın. Sana versin mutluluğu.' diye, eğer sana fazla geldiyse onlar birazını geri alabilirim. Sanırım insanın kendine bedduası tutuyormuş. Velhasıl ilkim, senin ile bütünleşen şarkı geliyor.


İkinci kadın: Senin ile yaşanan şeyleri biraz teknolojiye borçluyuz sanırım. MSN denen şey olmasa sanırım iz bırakan ikinci kadın olmazdın hayatımda. Tabi emektar müzik çalarımın da katkısı büyük. Yanlış anlaşılmalardan gelen biraz agresif tanışmamız ve sana attığım o şarkı. Sanırım seni o şarkı ile etkilemiştim. Kafanı masaya koyup şarkıyı dinleyişini hatırlıyorum. 'Ne diyor?' bu şarkıda demiştin. Gözlerinin içine bakarak  'Love of My Life' yani 'Hayatımın Aşkısın' demiştim bende. Sonra yüzünde muzur bir gülümseme belirmişti. Bizim şarkımız olmuştu bu. Sonra ilk el ele tutuştuğumuz günü hatırlıyorum. Yeşilçam filmlerinden bir sahne gibiydi. Karşıdan karşıya geçerken kolunu tutmuştum. Karşıya geçerken ikimizinde elleri yavaşça kayarak birleşmişti. Sonra birbirimize bakıp gülümsemiştik. Aptallığımdan olsa gerek bir daha bırakmayacağımı sanmıştım o eli. Senin bırakacağını tahmin edememişim. Ve seni de tüm kötülükleri ayırarak, iyi geçen zamanlar ile anıyorum. Güzel günlerin anısına geliyor;


Üçüncü kadın: Bu kısım için çok düşündüm. Ama sanırım burada senin anılman gerekiyor. Hanımefendiliğin, bağlılığın ve masum bakışların ile. Evet ben de herkesin dediğine katılıyorum. Tam olarak 'evlenilecek kadın'dın. İnan her şey benim suçum. Sakın boşuna düşünüp 'Ben nerede hata yaptım?' diye düşünme. Tam olarak yaşadığın facianın mimarı benim. Ben kurdum ve ben yıktım. 'Neden?' diye sorsan bugün yine bana, yine net olarak cevaplayamam sorunu. Maymun iştahlığım, doyumsumsuzluk, sıkılmam? Ve benzeri daha bir sürü saçma sapan şey. En güzelinden, en iyisinden de dahasına layıksın. En içten ve güzel temennilerim ile birlikte;


Son olarak özellikle bu üç kadını ve diğerlerini de içinde barından düz yazıdan bozma bir şiir;

Bir Kadın 



Hava karanlık ve yağmurlu.
Bir yaz gecesinde üşümek
Kollarını umutsuzluğa açmak
Düşünmek 
Ve yine küllükteki yerini alacak sigaramı köklemek. 
Düşlemek... 
Belki bir fincan sıcak çay, 
ya da içimi ısıtacak bir kadeh şarap. 
Yanında ayva da olursa hiç düşünmem, 
girerim bu günaha! 
Görmek... 
Görülmeyenleri görmek kimi zaman 
Ve susmak zorunda kalmak. 
Bir kadın... 
Gözleri yeşil, tutsak eden 
Sevdiren ama aynı zamanda caydıran 
Şeytanın da bir melek olduğunu akla getiren. 
Bir kadın yeniden... 
Sadece düşlerime giren 
Beni düşünmeye mahkum eden. 
Bir kadın... 
Şeytanın da melek olduğunu akla getiren bir kadın 
Doyumsuzluğu tattıran, 
ateşi sönmeyen ve bir ak deniz gecesi gibi hissettiren. 
Göz pınarlarını taşıran ve içinde onlarcasını sürükleyen. 
Umudu, aşkı ve seni unutturan bir kadın. 
Bir kadın... 
Şeytanın da melek olduğunu hatırlatan bir kadın 

Uyarı: Yazı fazlası ile isyan ve bolca trip içermektedir. Melankolinin dibine vardığım şu saatlerde başka ne yazmamı bekliyordunuz ulan? Öptüm. 

1 yorum:

  1. son zamanlarda okuduğum en güzel en samimi yazıydı. genelde ikili ilişkiler sonrasında güzel cümleler kurmak/kurabilmek zordur/imkansızdır. her ne kadar yaşananlarla ilgili de olsa zordur.

    hep söylerim unutmayız alışırız diye. işte bu yazıda bunu görüyorum. özel bir yazı fazla söz söylememek gerek..

    YanıtlaSil