8 Şubat 2011 Salı

Sosyalist ve Komünist Kardeşlerim; Bir Bakın Hele

Dostlarım sizlere karşı bir sitemim, bir kaç eleştirim ve bir kaçta ricam var. Ve başlıyorum;

Taa gerilerden, lise zamanlarımdan dikkatimi çeken bir sorundur bu. Lisede iken TKP'ye üye (artık ne diyorsanız) bir kızımız vardı. Bir üst sınıftı sanırım benden. Bunun kulağına gitmiş benim muhalif söylemlerim ve hareketlerim. Geldi buldu beni. Kendini tanıttı. Tanıştık ettik. Bu kızımızın derdi beni sosyalizm ve komünizm konusunda bilinçlendirmek ve partinin lise kanadına dahil etmek. Ne güzel. Yeni şeyleri öğrenmeyi pek bir severim. En azından düşüncelerimin adını, kafamdakinin hangi ideolojiye yatkın olduğunu anlamış oldum. Bunları geçelim. Sıkıntı kızın kullandığı dil ve jargonda idi. Öyle kelimeler, öyle terimler kullanıyordu ki konuşmasının içinden çıkmak pek bir güçtü. O zamandan bu hitap ve kişilere ulaşma biçimini attım hafızaya. Bugünlere kadar beklettim.

Günler geldi geçti. Üniversite bitti. Okuduk, yazdık, çizdik, öğrendik. Az çok donattık kendimizi. Bu süre zarfı içinde yine solcu dostlarımız oldu. Konuştuk, tartıştık. Sonra öğrendik ki sol ile ilgili siteler var. Yine bir heves ile girdim. Baktım, inceledim. Zira hala da inceliyorum. Ama yıllar önce hafızaya attığım şu hitap, konuşma meselesi yine geldi çıktı karşıma. Yazıyı okumadan giriniz 'sol' haber sitelerine. Bir kaç makale falan fıstık okuyunuz sonra daha net anlaşabileceğimizi düşünüyorum canlarım.

Sıkıntı ettiğim şey ne? Solcuların, ama şu CHP tarzı solcuları kastetmiyorum anlamışsınızdır herhalde. Her neyse, solcuların lûgatları, konuşmaları, hitap şekilleri, yazılarında ve konuşmalarında kullandıkları bilmem kaç bilinmeyenli denklem misali terimler. Gerçekten bazen fevkalade anlaşılmaz oluyor. Şimdi bir örnek vermek isterdim ama telifi melifi vardır götümüze girmesin sonra.

Şindik canım kardeşlerim sizden isteğim şudur; tüm halkı kucaklayacak, anlaşılır ve sade bir dil kullanınız. Yaşadığımız topraklar üzerindeki okuma oranını, eğitim oranını göz önünde bulundurunuz. Bulundurmaz böyle takılmaya devam ederseniz kimse bir sikim anlamamaya devam edecektir. Şimdi diyeceksiniz; anlamıyorsa açsın öğrensin daha iyi ya! Ama dediğim gibi bu topraklar üzerinde yaşayan insanlardan bahsediyoruz gülüm. Bak ben teşekkür ederim. Bir çok terim öğrendim bu sayede. Zira kitap okurken de aynı araştırmacı ruhumla okurum. Bilmediğim bir kelimeyi ya da terimi öğrenir öyle devam ederim. Ama diğerleri öyle mi canım ciğerim?

Neyden yakınıyoruz? İnsanların solcuları yanlış tanımasından. Bak babaannem komünist lafını falan duyunca hemen 'höyt töbe de dinsiz mi oldun sen, anarşik misin?' diyor. Kadına fazla suç bulmamak lazım. Zaar öyle yerleştirmişler kafasına. Ve toplumun pekte büyük bir çoğunluğu babaannemin kafasında. E bunu değiştirmek için ne yapacaksın? Anlatacaksın. Sen anlatmıyor musun mu diyorum ben sana? Hayır, sen de anlatıyorsun. Ama nasıl anlatıyorsun babam? Kimsenin pekte anlamadığı bir dilde.

Sizlerden ricam şudur ki; kullandığınız dili biraz daha altlara çekin. Aynen öyle kalitesiz olsun diyorum. Tabirse önce insanlara bir özet geçin. Korkutmayın. Geçmişte empoze edilen yanlış fikirleri aklamak için seçilmeli bence bu yol. Yani yapın bence. Sen neden yapmıyorsun o zaman it derseniz kırılırım. Ayıp edersiniz. Zira yapıyorum. Bak örnekliyorum;

Annem ilkokul mezunudur. 14 yaşında evlenmiş 15 yaşında abimi doğurmuş bir Anadolu kadınır kendisi. Gerçi 14 yaşında geldiği İstanbul onu da değiştirdi. Öyle şalvarlı, eşarplı bir şey yaratmayın kafanızda. Ya da yaratsanız ne olur lan. Aman ben yok muyum işte. Velhasıl bu kadın öğrenmeye çok açıktır. Bilmediği bir şey olunca çevresinde ki ileri zekalı oğlunu yani beni (Allahım kendimi övmeyi seviyorum, durduramıyorum) bulur. Seçim zamanı ülkenin durumunu, partilerin ne halde olduğunu, bence hangi partiye oy atmamız gerektiğini sorar bana. Ben de onu etkilemeden tarafsızca ona anlatmaya çalışırım. Zaten henüz oy vereceğim bir parti çıkmadı piyasaya. Kullanmıyorum oy moy şimdilik. En sonunda kendi partimi kuracağım. Her neyse bir gün kafasına takılmış geldi sordu bana oğlum bu komünizm falan nedir diye. Şimdi ben anacığıma yukarıda bahsettiğim ve eleştirdiğim gibi konuşup anlatmaya çalışsam olayı kadının aklı karışacak. Kafasındaki soru işaretleri yerinden oynamayacak. Ben de herkesin hatta kendimin de anlayacağı dilden anlattım. Öyle bir anlattım ki fena yattı kafasına. Bilemiyorum önümüzdeki seçimlerde TKP'ye oy bile atabilir. Tamam mı ciğerim? Bu da örnekti.

Yani diyorum ki; bence bak ama bence biraz daha sade bir dil kullanın. Herkes mesud, mutlu, şen, şakrak olsun ondan sonra.

Gel geliyoruz diğer bir konuya...

Yahu çoluk çocuğu kullanmayın. Ne işi var yüzünde tüy bitmemiş adamın eylemlerde, mitinglerde? Hayır ne bekliyorsun yani 15 16 yaşında çocuktan? Sırf kalabalık olsun diye mi topluyorsunuz bu adamları?

 Liselilere dokunmayın, bulaşmayın. Akıllarını bulandırmayın. Henüz zamanı değil onlar için böyle şeylerin. Bırakın adam ergenliğini yaşasın. Okuluna gitsin. Derslerine baksın. Biraz karı kız peşinde koşsun. Oncacık çocuk o mitinglerde attığı sloganlardan ne anlıyor sanki anasını satayım? Geliyor mitinge ertesi gün mitingde çektirdiği fotoğraflarını feysboka koyuyor zaten. Lise çağı çocukları bir yerlere çekmek için en uygun yaştır. Siz de bunu biliyorsunuz tabi çakallar. Adamların hür iradesi ile oynamayın ulan. Zamanı gelince kendi karar versin neye inanıp inanmayacağına. İlk başlarda da bahsettiğim liseli bir kız beni buldu falan diye. Lan ne işiniz var sizin o kızla. Yaptığınız yanlıştır gülüm. Ya diğerleri yapıyor ama ya diye savunma ile de gelmeyiniz bana kalp kırarım. Bak bunu da yine kendi sülalemden örnekliyorum;

Zibidi bir yeğenim var. Tam anlamıyla fırlama kerata. Çocukluğundan belliydi zaten. Maymun iştahlıydı ezelden beri zaten. Kim ne derse onun peşinden koşuyor. Ergenliğe geldikçe de iyice isyankar oldu çıktı. Lise zamanı geldi çattı bunun. Bu bazı solcular kim olduklarını nereye mensup olduklarını tam bilemeyeceğim bulmuşlar bizim bu yeğini. Anlatmışlar, etmişler. O yaşta çocuğun kafasını yıkamışlar. Bir gün kır pidesi yiyoruz karşılıklı beni afallattı. Korktum adamdan. 'Amcam faşist biliyor musun?' dedi. Ama öyle bir surat ifadesi ile söyledi ki dedim herhalde cebinde molotof kokteyli var buradan çıkınca atacak adamın dükkanına. Artık kafasına nasıl girmişlerse. Önüne geleni faşist diye yaftalıyor. Çocuğa suç bulamam ama. O yaşta çocuğu istediğin yöne çekersin. Ben de tam olarak o yaşta oldum. Öyleydim.

Yani nedir olay? Çocuk çocuğu karıştırmayın bu işe. Bulaştırmayın tüyü bitmemiş ergenleri olaylara. Büyüyünce isterlerse gelirler yanınıza.

Ve evet yine uzuuunca bir yazının sonuna geldik. Hepinizi Seda Seyan Stayla kokulu kokulu öpüyor ve kucak dolusu sevgilerimi iletiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder